Left 4 Dead – TÜRKİYE – FORUM
Mesaj göndermek için Giriş yapmalısınız

 
Odaları Ara:


 




Dawn of the Dead – Ölülerin Şafağı

KullanıcıMesaj

12:24
31 Temmuz 2009


L4DTR

Yönetici

Mesaj Sayısı: 62

1

Zaman zaman anasayfada haber yaptığımız bir L4D campaign'i var bildiÄŸiniz üzere: Dead Before Dawn… Oyunun 1979 tarihli George A.Romero yönetimi Dawn of the Dead filminin bir uyarlaması olduÄŸunun altını hep çiziyoruz.

Nedir bu “Ölülerin Åžafağı”, seneler sonra bile niye bu kadar meÅŸhur ve baÅŸka yapımlara da ilham veriyor; biraz tartışalım.

Dawn of the Dead

Romero'nun, son derece düÅŸük bir bütçeyle çekmeyi baÅŸardığı 1968 tarihli Night of the Living Dead (YaÅŸayan Ölülerin Gecesi)'nde zombilerin ortaya çıkışını bir nükleer kazaya baÄŸlayarak anlatığı filmden yıllar sonra çekebildiÄŸi bir devam filmi olan Dawn of the Dead (sene 1979), fantastik sinema eserleri içinde önemli yapımlardan biri kabul edilir. Romero’nun bu ikinci zombi filmi, tüm dünyada çok büyük ilgi görmüÅŸ ve kaçınılmaz olarak onun ticari baÅŸarısının rüzgarından faydalanmak amacıyla beyazperdede bir zombi furyası esmeye baÅŸlamıştı.

HatırlayabileceÄŸiniz üzere, film 2004 yılında reklam filmleriyle ünlü yönetmen Zack Snyder tarafından tekrar çekildi (hatta kendisinin ilk uzun metrajlı filmi olur). Yeniden yazılan ve karakterlerle birlikte üzerinde ufak tefek bazı deÄŸiÅŸiklikler yapılan senaryoya göre; neden, nerede ve ne ÅŸekilde baÅŸladığı bilinmese de, bir gece içinde dünya, korkunç bir belanın iÅŸgal ettiÄŸi, ölülerin ölmediÄŸi yaÅŸayan bir kabusa dönüÅŸür. Bir sonraki öÄŸünlerini arzulayan cesetler, canlıların etleriyle beslenme konusundaki doymak bilmeyen iÅŸtahlarıyla yönlendirilmiÅŸ olarak geriye kalan son canlılara doÄŸru yol almaktadır.

Uygarlığın çökmüÅŸ olduÄŸu bu dünyada, evinden kaçan Ana Clark, polis memuru Kenneth, elektronik satış görevlisi Michael (Jake Weber), kabadayı Andre (Mekhi Phifer) ve hamile eÅŸinden oluÅŸan küçük bir gruba rastlar. Grup bir 20. yüzyıl kalesi olan “terkedilmiÅŸ ve zengin sınıfa hitap eden banliyöye ait alışveriÅŸ merkezinde” barınacak yer aramaktadır.

Dış dünya gitgide korkunçlaşıp, çürüyen zombiler ordusu sürekli olarak alışveriÅŸ merkezine sızmaya çabaladıkça, hayatta kalanlar hem ölmeyenlerle, hem birbirleriyle, hem de kendi korku ve ÅŸüpheleriyle mücadele etmek zorunda kalırlar. Hayatta ve insan olarak kalabilmek için birlikte hareket etmeyi ve ellerindeki her kaynağı kullanmayı öÄŸrenmelidirler…

Dawn of the Dead - 2004

BaÅŸta belirtmek gerekir ki, Dawn of the Dead arkaplanı dolu bir yapım. Bir zombi filmi olarak korku öÄŸeleri barındırması ile birlikte, tüm ülkeyi istila eden ve tek düÅŸüncesi öldürmek ve yemek olan zombileri konu ederek, günümüzde tüketici diye (hatta reklamcıların görüÅŸüyle gelir düzeyine göre gruplandırma yaparak) adlandırdığımız kiÅŸilerle özdeÅŸleÅŸtirilmiÅŸ. Filmin geçtiÄŸi yerlerden birinin alışveriÅŸ merkezi olması ise yönetmenin bu seçimi rastgele yapmadığını hemen akla getiriyor.

Günlük hayatımızın önemli bir kısmını iÅŸgal edebilen tüketim alışkanlıklarını yönetmen, zombilerin bilinçsizce beslenmesiyle bir tutmuÅŸtur. Çünkü pekçok toplum zaman zaman bilinçsizce tüketiyor veya tüketime yönlendiriliyor. Global kriz hala sürerken medyamızda yürütülen bazı tüketim kampanyalarını hepimiz geçtiÄŸimiz haftalardan biliyoruz. Hatta insanların özellikle tutumlu olması gerektiÄŸi bir dönemde kimi alışveriÅŸ merkezleri müÅŸterilerine para dağıtmaya varacak kadar farklı ve ses getiren uygulamalar yaptı. Artık “AVM” diye kısaltarak telaffuz ettiiÄŸimiz ve yaşımızın bir parçası haline gelmeye baÅŸlayan bu dev merkezler hemen her ÅŸehirde kapitalizmin katedralleri olarak yükselmekte.

Dawn of the dead

“Fast-food, ÅŸiÅŸmanlatıyor ama mutlu da ediyor!”

“Tüketime kölelik, mutlu olmak için alışveriÅŸ yapmakla baÅŸlayıp, histerik bir biçimde çılgınca tüketme ile devam ediyor.”

Tüketime dayalı mutluluk toplumuna yöneltilen esas suçlama; doÄŸal dengeyi bozması… Tüketici “madde” çılgınlığıyla çevreyi kirletiyor, biyolojik çeÅŸitliliÄŸi tehdit ediyor, iklimi ısıtıyor, ozon tabakasını deliyor, suyu pisletiyor, diÄŸer canlılar bir yana çocuklarının da geleceÄŸini karartıyor. Ama televizyondaki reklamcı amca “daha çok tüketin” diyor, “bunu da satın alın!”. Beyaz perdede gördüÄŸümüz zombilerin de sanki böyle gizli bir komutla kabaran iÅŸtahı ve engellenemez kararlılığı da bir noktada benzer deÄŸil midir?

Tüm bu reklam bombardımanları, kodlar, renkler, markalar ve imgelerden etkilenmekte olan insanın tümüyle bağımsız bir durumda olmadığını söylemek mümkün belki… Filmde de zombilerin yapmış oldukları her ÅŸey, alışveriÅŸ merkezindeki halleri ve insan eti yeme çabaları ile aslında toplumdaki gerçek bireylerin durumlarından farksız deÄŸildir. Bunu hayatta kalma çabası olarak zaten tanımlayamayız, hem onlar artık ölü deÄŸiller miydi? Ve biz tüketim zombileri, yaÅŸadığımız koca ÅŸehirlerde ne kadar “varız”?

Dead Before Dawn

Ölü figürü, tüketici kapitalizmin altında insanları yok eden ve baÅŸkalarını yok etmeye yönelten ve hatta bundan mutlu olan gerçek bir açlığı iÅŸaret eder. Romero bu nedenle zombileri filminde kullanmış ve tüketim çılgınlığını, bunun nasıl bilinçsizce yapıldığını ve gerçek yaÅŸamda modern zaman insanlarının “tüketen varlıklar” olduÄŸunu iÅŸin psikolojik yanlarıyla da göstermeye çalışmıştır.

Korku ve zombi filmleri hayranlarının hem eski hem de yeniden çevrilmiÅŸ versiyonunu mutlaka izlemesi gereken arÅŸivlik bir eser Dawn of the Dead.

Dawn of the Dead

11:20
02 Mart 2010


Proded

Üye

Mesaj Sayısı: 15

2

Çok güzel konuya deyınmıssn öncelkle saol demek ıstedım bu fılmın fanıydım bı ara takı resıdent evil tanıana kadar:D

 
 

Left 4 Dead – TÜRKİYE Panosu Hakkında İstatistikler

En Çok Kaç Üye Bağlandı:

9


Kimler Burada:

5 Misafir

Pano Durumu:

Kategoriler:5

Odalar:12

Konular:110

Mesajlar:194

Üyeler:

254 Üye var

1 Misafir var

1 Yönetici var

0 Kontrolör var

Çok Mesaj Atanlar:

Proded – 15

TSM – 12

Firestone – 6

baretta – 5

auropelia – 4

L0ckam – 3

Yöneticiler:L4DTR (62 Mesaj)