Yanlış hatırlamıyorsam 1960'larda popülerleÅŸmeye baÅŸlayan korku sineması günümüze kadar pek çok iyi-kötü örnek verdi. BaÅŸlığa bakınca bu türün altında yeralan tüm filmlerden sadece 10 tanesini ayıklamak gerçekten çok zor bir iÅŸ fakat bunu bizim yerimize magazin-eÄŸlence dünyasının bilinen kanallarından E! Online derlemiÅŸ. Neredeyse tamamına katıldığımı ve seçimleri tutarlı bulduÄŸumu belirteyim ancak gözlerim The Thing, Halloween, The Texas Chainsaw Massacre ve The Omen gibi korku sinemasının klasikleÅŸmiÅŸ yapıtlarını da aramıyor deÄŸil.

THE EXORCIST (1973)
Yönetmen William Friedkin’den tam teÅŸekküllü bir korku filmi. 360 derece dönen kafalar, sarsılan yataklar ve ruhu ÅŸeytan tarafından esir alınmış genç bir kız. Bir film yıldızının (Ellen Burstyn) kızı (Linda Blair), kötü ruhların saldırısına uÄŸrar. Eve çağırılan bir rahip (Jason Miller) ve gizemli bir ÅŸeytan çıkarıcı (Max von Sydow) biraraya gelerek genç kızı kurtarmaya çalışırlar. Yönetmen William Friedkin’in bu Oscar ödüllü filmi, kimi izleyicilerin bayılmasına sebep olmuÅŸ. Ayrıca Türk sinemasında aynı filmin bir uyarlamasını Metin Erksan “Åžeytan” adıyla çevirmiÅŸti.

A NIGHTMARE ON ELM STREET (1984)
Freddy Kruger. Onu herhalde bilmeyen yoktur… Kabuslara giren jilet parmaklı katil. Gençlerin uykularına girerek onları öldüren adamdan kaçmanın tek bir yolu var, o da uyumamak. Ama kabuslar gençleri o kadar kokutuyor ki uyuyup uyumadıklarının farkına bile varamıyorlar. Yönetmen Wes Craven, filmin çoÄŸu rüyalarda geçtiÄŸi için olsa gerek, gerçeklikle çok oynamış. ÖrneÄŸin telefonda konuÅŸtuÄŸunuz kiÅŸi dilini ahizeden içeri uzatıp sizi yalayabiliyor. Filmin baÅŸrollerinde Heather Langenkamp, Robert Englund, Johnny Depp ve John Saxon oynuyor.
DAWN OF THE DEAD (1978)
Çok gizli kimyasal bir ilaç dünyaya yayılır ve ölülerin mezarlarından dirilmesine sebep olur. Ama ölüler hiç de mezara ilk girdikleri günkü gibi deÄŸillerdir. Yarısı çürümüÅŸ kafatasları, dışarı sarkan bağırsaklar ve kopmuÅŸ kollarıyla alışık deÄŸilseniz pek de görmek istemeyeceÄŸiniz sahnelerle dolu. George Romero’nun yönetmenliÄŸini yaptığı Ölülerin DiriliÅŸi, üstadın en önemli filmlerinden biri aynı zamanda.

THE CHANGELING (1979)
Tek başına bir korku filmi olabilecek kadar ürkütücü bir müzisyen ve hayaletli bir ev. Scott, inzivaya çekilmiÅŸ ve yeni ruh durumuna uygun bir ev aramaktadır. Ancak kiraladığı evde küçük bir çocuÄŸun hayaleti vardır. Ne kan var bu filmde, ne de dışarı sarkan organlar. Ama Scott’la birlikte hayaletin varlığını keÅŸfettiÄŸinizde, kendinizi koltuÄŸa yapışmış halde bulursunuz ve belki de “Anne!!” diye çığlık atarsınız. Ses efektlerinin bolca kullanıldığı filmin baÅŸrollerinde George C. Scott, Trish van Devere ve Melvyn Douglas oynuyor.
THE SHINING (1980)
Stephen King’in beyazperdeye uyarlanmış romanlarından biri. King hayranları pek beÄŸenmese de En İyi 10 Korku Filmi listesinde 5. sırada yer alıyor. İyi bir yönetmen (Stanley Kubrick) ve çok iyi bir oyuncu kadrosu var (Jack Nicholson, Shelly Duvall ve Scatman Crothers). Film, bir yazarın ailesiyle kaldığı ıssız bir otelde yavaÅŸ yavaÅŸ deliriÅŸini konu alıyor. Özellikle klostrofobik seyircileri etkileyen film, hem çekildiÄŸi ıssız mekan, hem de insanların yalnızlığıyla bütünleÅŸince oldukça korkutucu oluyor.
THE EVIL DEAD (1983)
Parçalara ayrılan insanlar… Böyle bir sahne tek başına bir korku filmi yapmaya yeter de artar bile. Ama Åžeytanın Ölüsü (Evil Dead)’nde bu sahneden çok var. Bir grup arkadaÅŸ tatil yapmaya gittikleri bir daÄŸ evinde ÅŸeytani güçleri rahatsız eder. Olayı farkına varan gençlerin tek bir çaresi kalmıştır: Birbirlerini kesmek. Filmin baÅŸrollerinde Bruce Campbell ve Betsy Baker oynuyor.

THE HAUNTING (1963)
Dört arkadaÅŸ New England’da perili bir eve tatil yapmaya giderler. Grup çok geçmeden bunun kötü bir fikir olduÄŸunu anlayacaktır. Duvarlarda beliren yüzler, eÄŸilip bükülen demir kapılar ve önce kıkırdılarla baÅŸlayıp kulakları tırmalayan kahkahalara dönüÅŸen sesler… Ama kendilerini bu kadar korkutan ÅŸeyin ne olduÄŸunu bir türlü göremezler. Bu filmde kanlı sahneler yok ama ruh filmlerine özgü bir sinsilik, bir gerilim atmosferi var. Ses efektlerinin bol bol kullanıldığı filmin yönetmeni Richard Wise, baÅŸrollerde ise Julie Harris, Claire Bloom ve Russ Tamblyn oynuyor.
THE EXORCIST III (1990)
The Exorcist’ten 15 yıl sonra… Scott, Dedektif Kinderman olarak karşımıza çıkar bu kez ve iÅŸlerini tımarhaneden yöneten ÅŸeytanla karşı karşıyadır. YönetmenliÄŸini William Peter Blatty’nin yaptığı filmde, George C. Scott’a bu kez Ed Flanders ve Jason Miller eÅŸlik ediyor.
FRANKENSTEIN (1931)
Mary Shalley’nin korku klasikleri arasına girmiÅŸ romanı kadar iyi olmasa da, 1931 yılında çekilen Frankenstein, ardından gelen pekçok korku filmine örnek olmuÅŸ. Pek çok film için standart rolü oynayan yapıt, bu alanda bir çığır açmış sayılabilir. Çılgın bir bilimadamının kocaman bir dev yarattığı filmin bazı sahneleri korkunun rengiyle, yani yeÅŸille çekilmiÅŸ. YönetmenliÄŸini James Whale’in yaptığı filmin baÅŸrollerinde Boris Karloff, Colin Clive ve Mae Clarke oynuyor.

PHANTASM (1979)
Kafataslarının delindiÄŸi, parmakların koptuÄŸu ve içinden sarı sıvıların aktığı bir film. MüthiÅŸ bir müziÄŸin eÅŸlik ettiÄŸi sahnelerde gerçekten de uzun olan “Uzun Adam”ın vahÅŸetini izliyorsunuz. BaÅŸrollerinde Michael Baldwin, Reggie Bannister ve Angus Scrimm’in oynadığı, yönetmen Don Coscarelli’nin 21 yaşındayken çektiÄŸi hayli ilginç bir film.